Yumurtacılar krizin eşiğinde

0
post_views_coutc

images (3)

 

2015’te kuş gribi yüzünden zor günler geçiren yumurta sektörü, kayıt dışı tavukçuluğun yarattığı haksız rekabet ve maliyetin altındaki satışlar nedeniyle ekonomik kriz tehdidi altında.

 

Yaklaşık 4 milyar TL ciroya sahip, 100 bin kişiye doğrudan ve dolaylı olarak istihdam sağlayan yumurta sektöründe,  yurt içi ve yurt dışında düşen yumurta fiyatları ve maliyetlerin altındaki satışlar üreticileri iflasın eşiğine getirdi. Son 1 ayda 6 firma iflas etti, birçok firma da ekonomik yönden zor durumda. 2016 yılının ilk dört ayında yumurta ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında %20, tutar bazında ise %36 azaldı. 2015 yılının ilk 4 ayında 130 milyon dolar olan yumurta ihracatı bu yılın aynı döneminde 84 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yumurtanın ihracat fiyatı ise son 10 yılın en düşük seviyesine geriledi ve kilosu 1 doların altına düştü.

 

Ekonomik sıkıntılar içinde üretimini sürdürmeye çalışan yumurta üreticileri, bir yandan da kayıt dışı tavukçuluğun yarattığı haksız rekabet ile boğuşuyor. Son 2-3 yıldır artış gösteren kayıt dışı tavukçuluğun kayıtlı üretim yapan ve vergi veren üreticiyi derinden etkilediğini belirten YUM-BİR Başkanı Hasan Konya,

 

“Yumurta üreticileri olarak ulusal bir hedef olarak belirlediğimiz “çiftlikten sofraya gıda güvenliği” yaklaşımı maalesef son yılların en çok aşınan kavramlarından biri haline geldi. Kayıtsız, onaysız, üretim standartları yerine getirilmeden üretilen yumurtalar, yumurta ve etiketleme tebliğine aykırı olarak pazarlanıyor. Bu tür işletmelerin kim tarafından kurulduğu, nerede üretim yaptığı ve ürünlerini kime hangi koşullarda pazarladığını bilmek mümkün değil” şeklinde konuştu.

 

“Tüketiciler Organikle Aldatılıyor”

 

Türkiye’de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na kayıtlı ticari işletmelerde yıllık 17-18 milyar adet yumurta üretiliyor. Yine Bakanlığa kayıtlı çok az sayıda küçük işletmede organik yumurta üretimi yapılıyor ve 50-60 milyon adet organik yumurta üretiliyor.

 

“Köy yumurtası”, “gezen tavuk yumurtası”, “organik yumurta” gibi adlarla halkın aldatıldığını ifade eden Konya, “Kayıt dışı üretim yapan firmalar hem halkın cebi hem de sağlığı için bir tehdit unsuru.  Hiç bir denetime tabii olmadan üretim yapan bu firmalar, tavuk pisliğine bulanmış yumurtaları saman içine koyarak “köy yumurtası,” “gerçek yumurta”, “doğal yumurta”  “horozlu yumurta” gibi etiketleme tebliğine aykırı beyanlarla ve 3-4 misli fiyatlarla çok rahatlıkla satış yapabiliyor. Diğer yandan işletmelerin yakınlarında uygunsuz koşullarda ve yaban kuşları ile temas halinde yetiştirilen tavukların her türlü hastalık riskine açık olması ve hastalığı ticari işletmelere bulaştırma potansiyeli de yumurta üreticilerini endişeye sevk eden diğer bir konu.

 

Başlangıçta sınırlı sayıda ve yerel ölçekte yapılan bu üretim şekli giderek yaygınlaşmaya başladı, üzülerek ifade ediyorum ki bazı yerel yöneticiler tarafından mevzuata aykırı bir şekilde teşvik edilir hale geldi. Oysa burada korsan bir üretim söz konusu. Hangi tavuktan hangi koşullarda üretildiği belli olmadan üretim yapan bu kişiler vergi de ödemiyorlar. Bu durum hem tüketicileri yanıltıyor, hem de vergisini ödeyen kayıtlı üreticiler açısından haksız rekabet oluşturuyor. Bu durumun önüne ancak tüketicinin doğru bilgilendirilmesi ve etkin denetim ile geçilebilir” dedi.

 

 

“Bakanlıktan talebimiz denetimlerin acilen arttırılması”

Kayıtlı ve onaylı işletmelerin ulusal otoritenin izni ile üretim yaptığını ve üretimden, paketlemeye, depolamadan pazarlamaya kadar her safhada denetlendiğini belirten Konya, “Ticarete konu edilen tavuk yetiştiriciliği kayıt altına alınması, mevzuata ve Biyogüvenlik Talimatı”na uygun yetiştiricilik yapılmasının sağlanması gerekiyor. Bakanlık’tan talebimiz kayıtsız işletmelerden elde edilen yumurtaların satışının mutlaka engellenmesi, denetimlerin artırılarak, pazarlarda, bakkallarda, marketlerde ve yumurta toptancılarında işletme numarası ve yumurtalama tarihi olmayan hiçbir yumurtanın satışına izin verilmemesi” dedi.

Konya, sektör olarak diğer taleplerini şu şekilde sıraladı:

 

  • Tüketicinin aldatılmasının önüne geçmek için Yumurta Tebliği’nde acilen bir değişiklik yapılarak, yumurtlama tarihi yazılması zorunlu olmaktan çıkarılması, yumurtanın üzerine işletme numarasından sonra gelmek üzere yetiştirme yönteminin (0 Organik, 1 serbest gezen, 2 tünekli, 3 zenginleştirilmiş kafes ) tanımlayan tek basamaklı bir sayı ile damgalanması, 

 

  • Nüfus artışı, kişi başına tüketim ve ihracat miktarını gözeterek üretim planlamasının sağlanması, kapasite artışlarının önlenmesi, üretim fazlasını durdurmak için80 haftadan büyük tavuklarının kesimini teşvik etmek için destekleme yapılması

 

  • Hayvan ürün maliyetlerinin kısmen yüksek olması ve tüketicinin alım gücünün düşüklüğü, hayvansal ürün tüketimini kısıtlamaktadır. Bu yüzden her yaşta insan için vazgeçilmez bir gıda olan yumurtada KDV oranının düşürülmesi.

 

RAKAMLARLA YUMURTA SEKTÖRÜ

 

  • Yumurta sektörü yaklaşık 4 milyar TL ciroya sahip.

 

  • 100 bin kişiye doğrudan ve dolaylı olarak istihdam sağlıyor.

 

  • Yumurta sektörü 2015 yılı itibariyle 1046 ticari işletme, 3141 kümes, 17,2 milyar adet olan üretim ve 275 milyon Dolara ulaşan ihracat rakamlarına sahip.

 

  • 2006-2014 yılları arasında %109 büyüyen yumurta sektörü 2015 yılının ikinci yarısında yaşanan kuş gribi nedeniyle %2,2 küçüldü, ihracat yaklaşık %30 azaldı.

 

  • 2016 yılının ilk üç ayında yumurta ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında %20, tutar bazında ise %36 azaldı. Geçen yıl ilk 3 ayda 102 milyon Dolar olan ihracat tutarı bu yıl 65 milyon dolar olarak gerçekleşti.

 

  • 2015 yılının ilk üç ayında tanesi ortalama 21-22 kuruştan satılan yumurta 2016 yılının Nisan ayında tanesi 12-13 kuruşa kadar geriledi.

CEVAP VER