Burdur Veteriner Hekimler Odası Başkanı Kazım Üstüner, “Ekonomisi %60 tarım ve hayvancılığa dayalı bir şehrin veteriner hekimleri olarak sektörel sorunlarla ilgili görüş ve düşüncelerimizi paylaşmak istedik” diyerek düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin hayvancılıkta geldiği noktayı anlattı. Türkiye’nin hayvancılıkta dünyaya yön gösteren bir ülke olmak yerine, en büyük hayvan ve hayvansal ürün ithalatçısı konumuna geldiğini savunan Üstüner, “Bu durumundan dolayı bakanından veteriner hekimine, üreticisinden tüketicisine hepimizin şapkayı önüne koyup düşünmesi gerekiyor” dedi.

2010 Yılında Türkiye’de besi hayvan ithalatının 110 bin baş iken 2016 yılında bu rakamın 500 bin başı geçtiğini söyleyen Burdur Veteriner Hekimler Odası Başkanı Kazım Üstüner, “Bu rakama 150 bin baş damızlık düve ithalatı da eklendiğinde Türkiye 2016 yılında 650-700 bin baş canlı hayvan ithalatı yaptı. Bunun yanında son 6 yılda et ithalatıyla 4.4 Milyar Dolar’ı yurt dışına transfer etmiştir.” diyerek tepkisini dile getirdi.

1-IMG_0056-001
Gerekli destek sağlansa hayvan ithalatı durur
Suni tohumlamada cinsiyet belirleme şansının olduğunu hatırlatıp, hayvan ithalatının engellenmesi için önemli bir çözüm paylaşan Üstüner, “Biz damızlık satan bir şehir olarak, erkek inek istememe durumunda oluyoruz. Biz veteriner hekimler olarak bakanlığın küçük bir katkısıyla spermadaki cinseyet talebiyle olan topumlamaların fiyatlarını biraz kırsa, dişi buzağı sayısını artırabiliriz. Bu şekilde 10 bin damızlık düve satıyorsak 20 bine çıkartabiliriz. Bu parayı ülkemizde harcamayıp yurtdışından 150 Bin damızlık düve getirmemizin gereği yok. Hem süt fazlalığı var deniyor hem damızlık inek ithal ediliyor.” dedi.
Hayvancılık geriye gidiyor
Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Suni Tohumlama Yönetmeliği”nin ülke hayvancılığı açısından onarılması güç zararlar verecek nitelikte olduğunu paylaşan Üstüner, damızzık ırkları melezlenerek ülke hayvancılığını geriye götürecek yönetmelik oluşturulduğunu dile getirerek, “Bu konu ile ilgili görüşlerimizi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız sayın Faruk Çelik’e Burdur ve Ankara’da anlattık. Şubat ayında yönetmelikte yapılan değişiklikte bu yanlıştan kısmen de olsa dönülmüş olması yani 5 yaşına kadar ırkı ırkına tohumlama zorunluluğu konulması memnuniyet vericidir. Ancak yeterli değildir. Bu işin ortası olmaz. Bu haliyle uygulamada büyük sıkıntılar yaşanacağı aşikardır.” dedi.

1-IMG_0056-001
Desteklemeler azaldı
Açıklamasında, veteriner hekimlerin sorunlarını da anlatan Üstüner, suni tohumlama rakamının yılda 5 Milyon’dan 3.3 Milyonlara gerilemesinin hem hayvancılık hem de veteriner hekimlik mesleği açısından bir sorun olduğunu dile getirip, “Bugün ilimiz Burdur eski rakamla 29 Trilyon TL anaç ve buzağı desteği alması gerekirken, bu yıl uygulamaya konulan buzağılarda şap, brusella, LSD aşı şartı üreticilerimizin desteklemelerden yararlanmasına engel teşkil etmektedir. Kaldı ki biz görüşmemizde Sayın Bakan’a Türkiye’nin yıllık 400 bini, İlimizde ise 15 bini bulan buzağı kaybının önüne geçmenin yolunun buzağıların ilk 21 günde septisemi ve ishalle seyreden hastalıklardan kaynaklandığını belirtip yapılacak bir proje ile serbest veteriner hekimleri sisteme dahil edip buzağı, kuzu, oğlak ölümlerini yarı yarıya azaltabileceğimizi belirtmiştik. Bugün Burdur’da üreticiler hak ettiği hayvancılık desteklerinden en az eski para ile 10 Trilyon TL eksik destek alıyor” diyerek, hayvancılıktaki sorunları da aktardı.
Sütte sorunlar giderilmeli
Süt alan firmaların üreticilere “Sütünüzü alırım ama yemi bizden almak zorundasınız” dayatmasının yem ve süt piyasasını tekelleşmeye götürdüğünü söyleyen Kazım Üstüner, “Bu bazı illerde slajıda benden alacaksınıza kadar gitti. Serbest piyasa ekonomisiyle bunu açıklamak mümkün değildir. Bir ülkede hayvancılığın gelişmişliğini gösteren kriterlerin başında koruyucu veteriner hekimlik hizmet anlayışı gelmektedir. Ülkemizde ne yazık ki henüz bu anlayış hakim değildir. Biz Burdur Veteriner Hekimler Odasına kayıtlı Veteriner Hekimler olarak ilimizin, ülkemizin hayvancılığına katkı koymak için dün olduğu gibi bugün de gece gündüz demeden hazırız” dedi.

CEVAP VER